|
|
|
<iframe src="/http://www.haberler.com/video-haber/iframe/video.asp?id=1989490" frameborder=0 framespacing=0 scrolling=no width=440 height=330></iframe> |
|
|
Panel’in başlığı, feminizmin, ta başından beri ona içkin olan, yapısal bir gerilimine işaret ediyor: “Biz kadınlar” diye ortaya çıkıp, kadınlar olarak politika yapmak ile “kadınlar” kümesinin türdeş/yekpare bir kategori olmaması arasındaki gerilime. “Biz kadınlar” diye konuşmak ve politika yapmak olanaklı ve anlamlı: Çünkü bütün kadınlar sadece kadın oldukları için eziliyor, baskı görüyor, dışlanıyor, sömürülüyor. Ama “kadınlar” kendi içinde çeşitli farklılıklar barındıran bir toplumsal grup: Bütün kadınlar aynı biçimde ezilmiyor, bu ezilmişliği aynı biçimler altında yaşamıyor. Böyle olunca da, onlar için öncelik taşıyan şeyler farklı olabiliyor. Peki nedir bizim “farklılıklarımız”? Tam olarak neyi kast ediyoruz “farklılıklarımız” derken? Çocuklu kadınlar var, çocuksuz kadınlar var. Evli kadınlar var bekâr kadınlar var. Lezbiyen/biseksüel kadınlar var, heteroseksüel kadınlar var. Kürt kadınlar var, Türk kadınlar var. Ermeni, Yahudi, Rum kadınlar var, Müslüman kadınlar var. Ev dışında ücretli çalışan kadınlar var, sadece ev içinde karşılıksız çalışan ev kadınları var Evde ücretli ev işçisi çalıştıran kadınlar var, evlerde ücretli ev işçiliği yapan kadınlar var. Meslek sahibi ya da yönetici kadınlar var, işçi kadınlar var, kendi işi olan (iş sahibi) kadınlar var. Bu liste daha çok uzatılabilir.
|
|
Devamını oku...
|
|
Bizim Sosyalist Feminizmimiz Üzerine... Ece ve Filiz Birikim dergisinin Ağustos – Eylül 2009 sayısı, Türkiye’de sol üzerine genel bir değerlendirme yapmayı amaçlamış. Feministlerin değerlendirmelerinin de yer aldığı “Cinsiyet Belası” başlıklı dosya içerisinde, Asena’nın Gülnur ile yaptığı söyleşinin yanı sıra, Aksu’nun da bir yazısına yer verilmiş. Aksu’nun yazısı solun erkek halleri üzerine, çoğuna bizim de katıldığımız tahlilleri içeriyor ve Sosyalist Feminist Kolektif 'e (SFK) dair bir takım eleştiri ve kaygılarla da sona eriyor. Aksu’nun yazısındaki kimi değerlendirmeler vesilesiyle biz de yanlış anlaşılmaların önüne geçmek için kendimizi daha açık ifade etmemiz gerektiğini fark ettik. Sosyalist feminizmin, en azından bizim kast ettiğimiz anlamıyla kavranmasının ve tartışmanın daha gerçekçi bir zemine taşınmasının, hem sosyalist feministler olarak politikalarımızın zayıf, çelişkili yanlarını açığa çıkarmak, hem de kendi durduğumuz zemin ile birlikte feminist hareketin bütününü güçlendirmek açısından faydalı olacağına inanıyoruz. |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
<< Başlat < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 > 3 |