|
Yakın erkeklerden görülen şiddetin temelinde, 'sevginin göstergesi olarak itaat' etmenin yattığını iddia edersek eğer, farklı biçimlerde ortaya çıkan şiddet uygulamalarının itaatsizlik sonucu meydana geldiğini söyleyebiliriz. Ancak şunu da belirtmemiz gerekir ki, söz konusu itaatsizlik, herhangi yapılan eylemi 'hafifletici' bir sebebe ihtiyaç duymaz. Kadın talep edileni, ya da 'sorgusuz sualsiz' yerine getirilmesi gerekeni yapmamaktadır. Bu kadının toplumsal konumlanışına ve bulunduğu çevreye göre değişse de en çok itiraz etme veya talebe karşı direnme olarak karşımıza çıkar[2]. Kucuk bir kiz cocugu olarak yetistirilmeye basladiginizda aslinda farkidan olmadigimiz ‘erkek dunyasi’nin disinda korunakli, edepli, itaatkar olmak icin ilk egitimleriniz verilmeye baslanir. Once duzgun oturmaniz gerekir oyun oynarken, sonra plastik cay takiminizla hazirladiginiz caya misafir davet etmeniz ve hanimhanimcik sohbetler etmeniz beklenir-ogretilir. Cevrenizde sizin yasinizda olan erkekler ise genelde sizin sakin oyun bahcenizi dagitma ya da kurdu-(rulan)gunuz ‘dunya’ ile dalga gecme eylemi ile mesgullerdir. Erkeklerin saldirganliklari ise kiz cocuklari tarafindan sessizce karsilanmali ve hatta idare edilmelidir. Bazilarimiz ogretilenlerden habersiz, erkeklerin giristigi savasa dahil olsa da yuz kizartici bir uyari onlari da ehlilestirir ve nasil itaatkar olmalari gerektigini ogretir.. Burada önemli olan kız çocuğuna, daha çocukken, sınırlarının çizilmesi, ve yaşı ilerledikçe hayatına girecek olan eş, sevgili ya da patron/meslektaşına aynı şekilde itaat etmeyi öğrenmesi için titizlikle 'sevgi ve sayginin' içine gizlenerek özellikle de ailenin kadınları tarafından öğretilir. Küçük kız karşılaştığı talepler karşısında itiraz edemediği gibi, itiraz ettiği durumların sonunda da alttan alan ya da özür dileyen taraf olarak konumlandırılır. O kadındır; yumuşak başlıdır, o annedir; affetmeyi bilir ve durumu her zaman idare eder, görevi budur. Erkek cocuk ise basina buyruktur. Istedigini ozgurce yapar, ne de olsa oglumuzdur. Hata yapa yapa ogrenir, yaptigi hatalar affedilir. Zaten haklidir da cogu zaman, delikanlidir, kani deli akar, ondandir tum yaptiklari, sevgisinden, koruma isteginden yapar. Ne de olsa kurtaricidir O, kadin magdurdur, kurtarilmaya ihtiyaci vardir. Herseyden once bir erkege ihtiyaci vardir. O nedenle itaat etmek onemlidir kurtariciya, yuceltmek, sahiplenmek gerekir O’nu, ne yaparsa yapsin. Peki kimdir katili Ebru’nun, Munevver’in, Guldunya’nin, Ayse’nin? Onlari koruyan kollayan kurtaricilarinin ‘erkekliklerine’ dokundugu icin itirazlari, itaatsizlikleri katilleri yakin cevrelerindeki erkekler midir, yoksa onlarin arkasindaki guclu eril sistem ve bu sistemi destekleyerek devam etmesini saglayan herkes midir? Elbette hepsi beraber elele, birbirlerini besleyerek sogukkanlilikla vurmuslardir, gommuslerdir, asmislardir, dovmuslerdir. Kimi ‘seni seviyorum’ yazdigi icin olur, kimi intihara zorlanir, kimi kursunlanir, kimi de canli canli topraga gomulur. Ve erkekleri koruyan ‘haksiz tahrik indirimi’ devreye girer, super kahramanlari ‘hakli’ bulur eylemlerinde. Erkek egemen sistem bir tugla daha koyar yapisina, guclenir, guclenir, guclenir…
[1] http://www.bianet.org/bianet/kadin/119476-erkekler-2009da-198-kadin-oldurduler [2] Cunku Adim Kadin, Unver, D. (2009) yararlanilmistir. Kaynak: http://bianet.org/bianet/biamag/116868-cunku-adim-kadin [1] http://www.bianet.org/bianet/kadin/119476-erkekler-2009da-198-kadin-oldurduler [2] Cunku Adim Kadin, Unver, D. (2009) yararlanilmistir. Kaynak: http://bianet.org/bianet/biamag/116868-cunku-adim-kadin |