Haberler-Duyurular


IMAGE
Elifhan Köse’nin yanındayız!
Pazartesi, 08 Aralık 2014
Son yıllarda AKP’nin politikalarını eleştiren, protesto eylemlerine katılan çok sayıda akademisyen çeşitli gerekçelerle soruşturmaya tabi tutuluyor ve işten çıkarılıyorlar. Bu politikalara baş kaldıranlar kadın akademisyenler olduğunda baskı iki kez artıyor ve AKP iktidarı adeta bir “cadı avı” gerçekleştiriyor. Devamı...
IMAGE
Çözüm Süreci’nin neresindeyiz?
Çarşamba, 26 Kasım 2014
Barış İçin Kadın Girişimi, düzenlediği "Kadınlar çözüm sürecinin neresinde" başlıklı basın toplantısıyla kalıcı bir barışın inşası için tüm tarafları kadınların sürece eşit ve nitelikli katılımını politikalarının parçası haline getirmeye davet etti. Devamı...
IMAGE
Erdoğan haklı. Biz fıtrattan anlamıyoruz!
Çarşamba, 26 Kasım 2014
Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi adlı bir toplantıda kadın erkek eşitliğinin fıtrata aykırı olduğunu ileri süren Cumhurbaşkanı Erdoğan'a İstanbul Feminist Kolektif yazılı açıklamayla yanıt verdi: 'Fıtrattan anlamıyoruz. Bize dayatılan kadınlık rollerini kabul etmiyoruz. Devamı...
IMAGE
Adana'da Kobane içim köprü eylemi
Salı, 14 Ekim 2014
Adana Kadın Platformu bünyesindeki bağımsız ve örgütlü pek çok kadın, Kobane'de yaşananlara işaret etmek üzere tarihi Taş Köprü'nün üzerinde eylem yaptılar. Tüm kadınları dayanışmaya, devleti ise insani yardım için sınırda koridor açmaya ve sahra hastanesi kurmaya çağırdılar. Memleket genelinde yaşanan şiddet dalgasının son bulması için AKP'nin tutum değiştirmesi de talepler arasındaydı. “...Orta Doğu barışı için çalışmak, kendi yaşam... Devamı...
IMAGE
Atatürk Havaalanı'nda Kobane Eylemi
Salı, 14 Ekim 2014
Savaşa Karşı Kadın İnsiyatifi Kobane'deki duruma dikkat çekmek ve dayanışma mesajlarını duyurabilmek için 9 Ekim'de Atatürk Havalimanı'nda bir eylem gerçekleştirdi. Sert müdahalede ciddi yaralanmalar da gerçekleşti. Olanlara dair Savaşa Karşı Kadın İnsiyatifi açıklama yaptı: "Bir çok kadın örgütünden kadınların bir araya geldiği ‘Savaşa Karşı Kadın İnisiyatifi’ olarak bu akşam saat:19:00’da Atatürk Havalimanı dış hatlar bölümünde IŞİD’in... Devamı...
IMAGE
Kobanê Halkı Yalnız Değildir! Savaş Böyle Bitirilmez! Basın Açıklamasına Çağrı
Pazartesi, 06 Ekim 2014
  Barış İçin Kadın Girişimi'nin (BiKG) çağrısıyla Suruç'a sınıra giden kadınlar dönüş yolunda. 7 Ekim salı günü saat 13.00'te gözlemlerini ve yaşadıklarını anlatacakları bir basın açıklaması yapacaklar. Devamı...
IMAGE
Savaş Böyle Bitirilmez! Kobanê’de IŞİD’e destek vererek Türkiye’de ve Kürdistan’da Barış Olmaz!
Pazar, 05 Ekim 2014
 Her gün Türkiye’de çözüm sürecinin devam ettiğini hükümet yetkililerinden dinliyoruz. Her gün Suriye ve Irak’ta ve Türkiye’nin güney sınırlarında süren savaşı, IŞİD’in binlerce insanı katlettiğini, yerinden ettiğini izliyoruz. TBMM’de tezkere onaylandı. ABD’nin başını çektiği koalisyonun IŞİD’e karşı saldırı başlattığını, bombaların atıldığını medyadan takip ediyoruz. Ne var ki, Türkiye’nin bir bölümünde ve karşı sınırı... Devamı...
IMAGE
Kadınlara Çağrı!
Cuma, 03 Ekim 2014
IŞİD’in Kobanê’ye yönelik başlattığı saldırı yirminci gününde.  Savaş tezkeresinin dün Meclis’ten geçmesiyle, Türkiye de artık bu savaşın doğrudan içinde.  IŞİD’in  bölge halklarının tümüne, özellikle Alevilere, Hristiyanlara, Kürtlere ve Ezidiler’e yönelik oluşturduğu tehdit, bugün itibariyle çok daha ciddi.   Kadınların da yaşamları, bedenleri ve özgürlükleriyse, yalnızca kadın olmalarından dolayı iki misli tehdit altında.Bu... Devamı...

Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırmaları Raporunda Öne Çıkan Bulgular

 

Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırmaları (TNSA), ülke genelinde sağlık ile ilgili konular ağırlıklı olmak üzere birçok konuda araştırma verileri üretiyor. TNSA 2013, Türkiye’de 1968 yılından beri her beş yılda bir Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü (HÜNEE) tarafından yürütülen araştırmaların onuncusu, ayrıca uluslararası düzeyde yürütülen Nüfus ve Sağlık Araştırmaları programı içinde gerçekleştirilen beşinci araştırmadır.


TNSA-2013'te 11,794 hanehalkı ve 15-49 yaş arasında toplam 9,746 kadınla görüşmeler yapıldı. TNSA 2013 verileri, bakılan, odaklanan konulara göre de farklılık gösteren çok zengin veriler içermekte. Biz de, kadınlar açısından önemli bulduğumuz verileri öne çıkan başlıklar altında özetleyip yorumlamaya çalıştık.

Erdoğan is right! We do not care about fıtrat*!

A day before 25 November, International Day for the Elimination of Violence Against Women, President Erdoğan made a statement about the difference of nature or disposition (fıtrat) between women and men. Previously, in 2010, he had stated that he did not believe in equality between women and men due to their dispositions. We replied to this statement by saying that “the more you tell us not being equal with men, the more we get killed.”

Başörtüsü ve erkek egemenliği üzerine

Hülya Osmanağaoğlu

Benim de üyesi olduğum Sosyalist Feminist Kolektif’in web sitesinde yayımladığı “Kız çocuklarının bedeni sizin ideolojik savaş alanınız değildir” başlıklı açıklamaya (http://sosyalistfeministkolektif.org/bedenimiz/12-bedenimiz-bizimdir/912-k-z-cocuklar-n-n-bedeni-sizin-ideolojik-savas-alan-n-z-degildir.) ilişkin bir dizi tartışma ve eleştiri gündeme geldi. Bu eleştiriler üzerine özellikle SFK içinde tartışmaya devam ediyoruz. Yazdığımız yazının hedefi erkekler, erkek egemenliği ve bizzat AKP iktidarıydı. Ancak şu anda değişik zeminlerde yan yana geldiğimiz kadın arkadaşlarla bir tartışma söz konusu ve ben de Kadına Şiddete Karşı Müslümanlar İnisiyatifi’nin açıklamasına (http://kadinasiddetekarsimuslumanlar.blogspot.com.tr/) da göndermeler yaparak düşüncelerimi ifade etmeye çalışacağım.

Emma Sulkowicz, Tecavüz ve Yatak Performansı

Emma SulkowiczBilgesu Yaprak

Colombia Üniversitesi öğrencisi Emma Sulkowicz, okul arkadaşı Paul tarafından yurt odasında tecavüze uğradığında ikinci sınıftaydı. Emma’nın ağzından dökülen “Hayır!” çığlıklarının ve yanaklarını kaplayan yaşların Paul için herhangi bir önemi yoktu.  Hem daha önce sevişmemişler miydi sanki? Bunca yaygaranın amacı neydi? Biraz daha rahat dursa her şey daha kolay olabilirdi. Gerçi bunun da zevki başkaydı sanki. Paul saldırısının ardından pantolonunu giydi. Kemerini takıp saçlarına çeki düzen verdi. Emma’dan çaldığı huzur ve güven duygusunun yerine korku ve mutsuzluk tohumları ekip Emma’yı yatağın üzerinde bırakarak odadan ayrıldı. Böyle şeyler olurdu hem, ne de olsa kadınlar utanır, anlatmazlardı.

Fakat Emma’nın utancı ve sessizliği çok uzun sürmeyecekti.

Burası kimin ülkesi?

Kadınlar kimseye bir şey borçlu değilBilgesu Yaprak

Çok değil birkaç gece önce, Kadıköy’ün göbeğinde genç bir kadın evine girerken saldırıya uğradı. Tanımadığı bir adam, kadın binaya girerken üzerine atladı. Aç bir hayvan gibi. Avının canını isteyen bir vahşi hayvan gibi atladı kadının üzerine. Kadının bir canı, bir ruhu, bir önemi yokmuş gibi saldırdı ve gözünün içine bakarak koparmaya çalıştı bir göğsünü kadının. Kadın nasıl bir güçle itebildi adamı üzerinden, nasıl bağırabildi boğazını yırtarcasına, adam can korkusuyla nasıl kaçmaya başladı, mahallenin gençleri ayakkabılarını bile giymeye fırsat bulamadan nasıl düştüler adamın peşine, genç kadın nasıl devrildi kapı önünde, bütün komşular nasıl toplandı, nasıl oturttular kadını sandalyeye, kahve hangi evden geldi, suyu kim uzattı, kim sordu ilk “Ne oldu çocuğum?” diye, kimse anlamadı.

Feminist Politika 24. Sayı Çıktı!

Merhaba
Geçtiğimiz Ağustos ayında 7.sini gerçekleştirdiğimiz Sosyalist Feminist Kolektif Kampı’nın ardından Feminist Politika’nın 24. sayısıyla karşınızdayız. İşin açıkçası IŞİD saldırıları nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan kişi sayısının 350 bin, kaçırılan kadın ve çocuk sayısının 7 bin olduğu; çete üyelerinin ele geçirdikleri köylerde rastgele seçtikleri kadın ve çocukları alıkoyduğu, kadınların köleleştirip satıldığının rapor edildiği bugünlerde yayına hazırlanmak bir hayli zordu. Tüm bunlara rağmen Kobane’deki kadınların güçlü direnişleri örgütlülüğümüzün ve dayanışmamızın önüne ışık tuttular ve mücadeleleri ile bizleri de güçlendirdiler.

Kız çocuklarının bedeni sizin ideolojik savaş alanınız değildir!


Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığına seçilmesiyle birlikte siyasi otoritesini pekiştiren AKP, “Yeni Türkiye” söylemi çerçevesinde özellikle eğitim sistemindeki düzenlemelerde açıkça görüldüğü gibi yeni muhafazakâr bir anlayıştan dini muhafazakâr bir anlayışa evriliyor.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın, öğrencilerin kılık ve kıyafetine dair yönetmelikte yaptığı değişiklik sadece imam-hatip ortaokulu ve liselerinde tüm derslerde, diğer okullarda ise seçmeli Kur’an-ı Kerim dersinde kız öğrencilerin başlarını örterek derse girmelerinin serbest bırakılmasıyla sınırlı kalmadı. Ortaokuldan yani 5. sınıftan itibaren öğrenciler başlarını kapatabiliyor. Eğitimdeki imam hatipleşmeyle birlikte sayıları artan seçmeli din dersleri ve başörtüsünün 9 yaşında kız çocuklarına kadar indirilmesi, AKP’nin kadınlara yönelik en son saldırısı. Başbakanın “dindar bir nesil yetiştirme” hedefine uygun olarak düz lise seçeneğinin kaldırılması ve okulların imam-hatiplere dönüştürülmesi, okullarda mescit açılmasının zorunlu olması vb. uygulamalarla, başta Aleviler olmak üzere Sünni inanca sahip olmayanlara ve inançsızlara Sünni İslamın dayatılmasıdır.
“Kadın erkek eşitliğine inanmıyorum, yaradılıştan farklıyız ” diyerek kadın ve erkeğin toplumsal rollerini yaratılıştan gelen farklara dayandıran dinci - muhafazakâr AKP’liler bulundukları siyasi mevkilerde kadınların giyim kuşamı, hal ve hareketleriyle ilgili sürekli görüş belirtiyorlar. Kamusal alanda dini referanslarla kız çocuklarına başörtüsü serbestliği getirmek, erkek cinselliğini engellenemez ve saldırgan olarak varsaymak, kız çocukların bedenini ise tahrik nesnesi olarak belirlemektir. Hükümet, imam-hatiplerle kız ve erkek öğrencilerin okullarının ayrıştırılmasına yöneldiği gibi, kamusal alanda da kadın / erkek ayrıştırılmasının önünü açacak köklü bir değişime gitmektedir. Milli Eğitim’deki bu değişiklik itaatkâr kadın kimliğinin ideolojik olarak inşa edilmesi sürecinin önemli bir ayağıdır.

Savaş Böyle Bitirilmez! Kobanê’de IŞİD’e destek vererek Türkiye’de ve Kürdistan’da Barış Olmaz!


 Her gün Türkiye’de çözüm sürecinin devam ettiğini hükümet yetkililerinden dinliyoruz. Her gün Suriye ve Irak’ta ve Türkiye’nin güney sınırlarında süren savaşı, IŞİD’in binlerce insanı katlettiğini, yerinden ettiğini izliyoruz. TBMM’de tezkere onaylandı. ABD’nin başını çektiği koalisyonun IŞİD’e karşı saldırı başlattığını, bombaların atıldığını medyadan takip ediyoruz. Ne var ki, Türkiye’nin bir bölümünde ve karşı sınırı Kobanê’de olanlardan yeterince haberdar değiliz.

Kaygılıyız!
Ortadoğu’da kadınları kıskaca alan, yaşam alanlarını gitgide daraltan, yok sayan, katleden İslamcı hareketlerin/rejimlerin karşısında katılımcı demokrasiyi, kadınların özgürlük mücadelesini kendisine temel almış olan Kobanê’nin durumu karşısında kaygılıyız. Yaşananlar sınırın öte yakasında, bize uzak, bizden olmayanların kavgası değil.