Haberler-Duyurular


IMAGE
Bu daha başlangıç…
Cumartesi, 29 Ağustos 2015
Aşağıdaki röportaj, Feminist Politika Ağustos 2015 sayısında yer aldı. 7 Haziran 2015 seçimlerini “ülke tarihinin en önemli seçimlerinden biriydi, feministler olarak çok tartışmıştık” diye anlatacağız gelecekte, “Feminist camiadan tanıdığımız yol arkadaşlarımızdan birisi HDP barajı aşınca vekil olmuştu” diye de ekleyeceğiz. Erkek ve egemen tarih yazımına inat, kendi tarihimizi yazalım diye HDP’den milletvekili olan feminist arkadaşımız Filiz... Devamı...
IMAGE
Fuat Uğur ve Kadın Düşmanı Erkekler
Cuma, 14 Ağustos 2015
 Bu yazı, Türkiye Gazetesi yazarı Fuat Uğur’un 13 Ağustos tarihli ‘ Figen Yüksekdağ ve ruh kanseri kadınlar ‘ başlıklı yazısına istinaden yazıldı. Devamı...
IMAGE
Bir kadin olarak susmuyoruz
Cuma, 31 Temmuz 2015
Diren Cevahir Şen / CHP’nin çağrısı ile olağan üstü gündemle dün, yani 29 Temmuz 2015 günü toplanan 25. Dönem TBMM’si, bu ilk toplantısıyla barış umutlarını bu coğrafyada belki de ilk kez yeşerten çatışmasızlık sürecinin devamına ve barışa yönelik ortak bir adım atmaktan çok uzaktı. AKP’li ve MHP’li milletvekilleri ölümlerin araştırılmaması yönünden oy kullanıp bolca HDP’li vekillere sataştı, HDP’lilerin konuşmalarını böldü.Sonra... Devamı...
IMAGE
Feminizmin Kitabı - Osmanlı'dan 21. Yüzyıla Seçme Metinler
Cuma, 12 Haziran 2015
Firdevs Hoşer feminizmin kitabı: feminizmin seyir defteri derleyenin oldukça uzun önsözünde kitabın hangi amaç  için derlendiği açık bir dille anlatılmakta. bu nedenle okuyucuya düşen kitabın satırları arasında dolaşırken hissettiklerini paylaşmak. Devamı...
IMAGE
1000 Feministten HDP'ye Destek Açıklaması
Cumartesi, 18 Nisan 2015
Halkların Demokratik Partisi'ne (HDP) oy verecek feministler kadınlara HDP'ye oy verme çağrısı yaptı. Bu çağrıyı yaparken kadın kurtuluş mücadelesinin HDP çatısına sığmayacak talepleri, hedefleri ve örgütlenme ilkeleri olduğunu ve herhangi bir karma siyasi partinin kadınların öz örgütlülüğünü esas alan feminist mücadelenin öznesi olamayacağını, dolayısıyla bir partiyi bu saikle işaret etmeyeceğini vurgulayan ve 1000 kadının imza verdiği destek metni... Devamı...
IMAGE
Kaos GL'nin Kadın Kadına Öykü Yarışması "Ses" temasıyla 10. kez çağırıyor
Pazartesi, 23 Şubat 2015
Kadın Kadına Öykü Yarışması ‘Ses’ temasıyla 10. kez kadınların öykülerine yer veriyor. Kaos GL Derneği’nin 2006 yılından bu yana sürdürdüğü yarışmanın bu yılki öyküleri için son başvuru tarihi 17 Nisan 2015. Duyuru linki : http://www.kaosgl.com/sayfa.php?id=18625 İletişim : kadın@kaosgl.org Devamı...
IMAGE
Canilik değil, erkek şiddeti!
Pazartesi, 16 Şubat 2015
Ecehan Balta-Özlem Barın Kadına yönelik şiddet; bir kadına yönelmiş görünse bile, aslında tüm kadınları susturmayı, bedenlerini ve hatta zihinlerini kontrol altına almayı hedefler. Örneğin, bir sokakta taciz hikâyesi dinlerseniz, o sokaktan artık kolay kolay geçemezsiniz. Özgecan’ı öldüren dolmuşçu olunca, bütün kadınların aklına dolmuşta yaşadıklarından başlayarak “teğet geçtikleri tehlikeler” üşüşür. Anneleri şiddete uğramış kadınlar,... Devamı...
IMAGE
Özgecan’ın öldürülmesinin sorumlusu kim/kimler? (İFK)‏
Pazartesi, 16 Şubat 2015
İstanbul Feminist Kolektif'in açıklamasını aşağıda okuyabilirsiniz.   Özgecan’ın tecavüz sonrası öldürülmesinin toplumun tüm kesimlerinden aldığı tepki, kuşkusuz kadın cinayetlerinin önlenmesi, erkeklerin engellenmesine yönelik bir fırsat yaratması açısından önemli. Fakat Özgecan’ın öldürülmesi hakkında yapılan tartışmaların çoğu bu yönde bir umut doğurmuyor. Çünkü başta iktidar olmak üzere hiçbir siyasi grup Özgecan’ın öldürülmesinin... Devamı...

Bu daha başlangıç…

Aşağıdaki röportaj, Feminist Politika Ağustos 2015 sayısında yer aldı.

7 Haziran 2015 seçimlerini “ülke tarihinin en önemli seçimlerinden biriydi, feministler olarak çok tartışmıştık” diye anlatacağız gelecekte, “Feminist camiadan tanıdığımız yol arkadaşlarımızdan birisi HDP barajı aşınca vekil olmuştu” diye de ekleyeceğiz. Erkek ve egemen tarih yazımına inat, kendi tarihimizi yazalım diye HDP’den milletvekili olan feminist arkadaşımız Filiz Kerestecioğlu’nun kapısını çaldık. Seçimleri, vekil olma öyküsünü, feminist hayallerini konuştuk. Tebrik ediyor ve kolaylıklar diliyor dergimiz Filiz’e. İyi okumalar.

1-HDP neden seni mecliste kendi saflarında vekil olarak görmek istedi?

Kadın partisiyim diyen bir parti HDP, elinden geldiğince kadın temsilini mecliste yansıtmak isteyen bir parti. Bu dönem Kürt Kadın Özgürlük Hareketi’nin mücadelesinin feminist hareketle buluştuğu bir dönem, daha gerçek buluşma yaşadığı bir dönem.

Onlar hala HEMŞİR

Özlem Gassalkızı & Hasbiye Günaçtı

Bütün kadınların, ama önce sağlık hizmeti alanında çalışan kadınların bu güne gelirken nasıl engellediğini; yolunun nasıl kesildiğini ve nasıl yok edildiğini anlatan kitapta (Cadılar Büyücüler Hemşireler) şöyle bir cümle var:
“Bizim öykümüzü anlamak, yeniden savaşmak zorunda olduğumuzu anlamak demektir”

Feminist Politika 26. Sayı Çıktı!

MERHABA
8 Haziran’da nasıl bir Türkiye’ye uyanacağımızla çok ilgiliyiz bu aralar. Toplantılar, taksiciyle girdiğimiz diyaloglar, dost meclisleri birden “ne olacak bu memleketin hâli” sohbetlerine dönebiliyor. Hayır, “sandık” bizi kurtarmayacak biliyoruz, ama toplumsal ve siyasal bütün zeminlerde “nefes almak” zorlaşınca, oksijeni bol coğrafya ihtiyacı da hasıl oluyor. 1000 feministin ilk kez bir karma siyasi partiyi işaret etmesi, seçimi gündemine alması biraz da bundan olsa gerek. Evet, Feminist Politika’nın bu sayısında HDP’ye destek açıklama metnini işte bu yüzden bulacaksınız. Nefes alamıyoruz derken, hayatımızı karartmaya namzet İç Güvenlik Paketi’nden söz etmemek olmazdı. Evlerimizi karakollara dönüştürebilecek yasayla ilgili bir yazı işte bu yüzden var.

Nefes alamıyoruz derken, tarihi kanlı olan bir devletin, Ermeni Soykırımı’nın 100. yılında bile hâlâ bu gerçekle yüzleşmemesi, toplumu suça ortak ederek yalanlarını sürdürebilmesi hâl-i pürmelalimizi gösteriyor. Soykırımda kadın hakikatlerine ilişkin bir yazı işte bu yüzden var.
Nefes alamıyoruz derken, asıl 12 yıldır “makbul kadın” yaratmaya çalışan AKP politi- kalarının yarattığı iklimden söz ediyoruz. AKP politikalarına karşı duruşu ve onların deşifre edilmesini amaçlayan Feminist Forum’a katılan feminist isimlerin forum konuşmalarının bu sayıya taşınması işte bu yüzden… “AKP’nin
‘makbul kadın’ politikaları” başlıklı dosyamız bununla sınırlı değil elbet. Aileden Diyanet’e, kadınları muhtaç bireyler olarak gören yardım politikalarından, iş gücü piyasanın kadınlar aleyhine örgütlenmesine kadar geniş bir yelpaze sunan yazıları da bulacaksınız…
Daimi köşelerimiz yine dolu dolu… Çünkü kadınlar kendilerini yazıyorlar… Ne de olsa mücadelenin olduğu yerde heyecan var, anlatılacak çok öykü var…
Son olarak, ön iç kapak fotoğrafı için Ahmet
Şık'a teşekkür ederiz.
İyi okumalar...

Sosyalist Feminist Kolektif

"Ben de o balık gibi Diyarbakır'dan İstanbul'a düştüm"


Söyleşi: Nacide Berber

Hanım Tosun’un göç ve mücadele hikayesi uzun ve zorlu bir yol hikayesi. Feminist Politika’nın dosya konusu için Hanım’la bir araya geldik; paylaştığı hikayesi ve deneyimiyle biz de içimizde başka türlü yollar aldık… Bu memlekette alamadığımız yollar için de bir kere daha başımızı önümüze eğdik… Ama Hanım’ın hikayesi herkese olduğu gibi bize de güç verdi. Kendi deyimiyle ayakta kalmak, mücadeleye devam etmek ve anlattıkları üzerine ek hiçbir söze gerek olmadığı için hemen sözü kendisine veriyoruz. *

Asma Yaprakları, Elmalar ve Kadınlar

Demet ÖZMEN
…Bir Anadolu efsanesine göre bir kadının çocuğu hastalanır, hekimlere başvurur bir çare bulamaz. Hekimlerden biri vahşi ve evcil hayvanların sütlerinin karışımını çocuğa içirmesini söyler. Kadın dağ dağ, diyar diyar gezer ve süt karışımını bulur ama geç kalmıştır. Çocuğunu kaybeden kadın süt karışımını bahçeye döker. Bahar vakti ekinlikten şimdiye kadar görmediği bir bitki çıkar. Kadın bu fidana çocuğunun hatırası olarak bakıp büyütür. Birkaç yıl sonra bitki kol atar meyve verir. Kadın meyvenin tadına bakar çok beğenir. Bir kısmının suyunu çıkarır, şişelere koyup tavan arasına kaldırır. Birkaç yıl sonra tavan arasına çıktığında unuttuğu şişeler gözüne takılır ve onu içince neşelenip oynar, nara atıp şarkı söyler. Sesi duyan eşi, komşuları da şişede kalmış üzüm şırasından içip aynı şekilde davranırlar...

AKP’nin ‘makbul kadın’ dayatmasına hayır!


7 Haziran seçimlerinde biz kadınlar emeğimizi, bedenimizi ve hayatlarımızı savunmak için oy kullanacağız!
Eğer AKP'ye oy verirsek neye oy vermiş, neye ‘evet’ demiş olacağız? ‘Makbul kadın’ olmaya.
Yani;
Ne zaman evleneceğine, kaç çocuk yapacağına, ne zaman ve nasıl doğuracağına, nerede ne kadar güleceğine ve ne giyeneceğine devlet büyüklerinin karar verdiği, kocasının babasının sözünden çıkamayan, çıkmaya kalktığında dayağı, azarı, ölümü göze alan, gardiyanı erkek olan hapishanelerde müebbet almış kadın olmaya.
Hükümetin istediği gibi, ya ‘makbul kadın’ olacaksın ve hizaya geleceksin ya da erkek şiddetine razı olacaksın.
Çünkü Tayyip Erdoğan ve AKP’li yöneticiler, giydiğimiz kıyafetten attığımız kahkahaya kadar bütün özlemlerimizi, arzularımızı, davranışlarımızı kontrol altında tutma; ceza ve ödül mekanizmalarını erkeklerle birlikte bizzat yürütme niyetindeler.
Kadınların esas görevinin aile içinde konumlanmak olduğuna ilişkin ideolojik hegemonyayı güçlendirmek, kadınları ücretli emek gücü içinde eğreti bir bileşen haline getirmek ve kadın emeğinin değerini daha da ucuzlatmak istiyorlar.

AKP’li Öznur Çalık’a soruyoruz: Neden Özgecan’ın öldürülmesine göz yumdunuz?

13 yıllık AKP iktidarı döneminde kadın cinayetlerinin görünürlüğü arttı diyorsunuz. Peki, istatistiklere de yansıyan bu görünürlük neden arttı? Çünkü, biz kadınlar artık erkek şiddetine itiraz ediyoruz. Sessizce boyun eğmiyoruz. Erkek şiddetinin kendi utancımız olduğunu öğreten erkek egemen ideolojiye karşı haykırıyoruz. Sokaklara dökülüyoruz. Polisten, yargıdan ve devletin diğer kurumlarından bizi korumasını talep ediyoruz. Kocamız, nişanlımız, ya da sevgilimiz olan bir erkeğin şiddetine ya da tecavüzüne maruz kaldığımızda devletin görevini yapmasını bekliyoruz.