Haberler-Duyurular


IMAGE
Kadınlar Pınar Selek için adalet istedi
Cumartesi, 12 Nisan 2014
Hala Tanığız Platformu tarafından Galatasaray Lisesi önünde düzenlenen basın açıklamasında kadınlar Pınar Selek'in beraatini geri istedi. Basın açıklaması şöyle: Tam on altı yıldır Pınar Selek ismi etrafında mahkeme kapılarında, toplantı salonlarında, sokaklarda ve meydanlarda bir adalet feryadı yükseltiyoruz. Bugün önce şunu haykırarak başlayalım. On altı yıl sonra gelen adalet, adalet değil; olsa olsa hayat hakkı ihlalinin fena halde gecikmiş... Devamı...
IMAGE
Kadınlar hükümetten ne istiyor?
Pazartesi, 07 Nisan 2014
Kürtaj Haktır Karar Kadınların Platformu'ndan yapılan açıklama: Türkiye'nin gündeminde yer alan kürtaj tartışmalarında Kürtaj Haktır Karar Kadınların Platformu, kürtajın sınırlanmasıyla ilgili müdahaleler üzerine, GÜVENLİ, ERİŞİLEBİLİR, ÜCRETSİZ, SAĞLIKLI KÜRTAJ HAKKI’nı sağlamak üzere kuruldu.  Erkek egemen bir toplumda, erkeklerin çocuk bakımıyla ve gebelikten korunmayla ilgili hiçbir sorumluluk üstlenmediğini ve doğum kontrol yöntemlerinin... Devamı...
IMAGE
Geceler de bizim, sokaklar da!
Cuma, 28 Mart 2014
İzmir Çiğli'de 16 yaşında bir kadın arkadaşımız, tecavüz teşebbüsüne uğraması sonrası İzFK'dan dayanışma talebinde bulundu. Yerel seçimler öncesi olması sebebiyle acil eylemimizi 24 Mart'ta Çiğli'de gerçekleştirdik. Sokak aydınlatması, sokakların güvenliğinin sağlanması gibi taleplerimizi dile getirdik. Semt sakinlerinin de katıldığı eylem sonrasında Çiğli Emniyet Müdür Yardımcısı konunun takipçisi olacaklarını belirtti. Ayrıca gecelerin ve... Devamı...
IMAGE
Kürtaj hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz, kürtaj yasakçılarına oy vermeyeceğiz!
Pazartesi, 24 Mart 2014
  AKP hükümetinin kürtaj hakkımızı yasal olarak almaya gücü yetmedi. Yasaya dokunamadı ancak bu süreçte fiili yasaklara ve engellemelere devam etti! 2012 yılından önce kadınların kürtaj yaptırabildiği hastane sayısı iyice azalmıştı. 2012 sonrasında ise AKP hükümeti adım adım kadınların kürtaj yaptırmaları için alanı daraltmaya çalıştı. Önce ikna odaları kurmayı planladı. Sonra buna bile gerek duymadan kürtajın yasaklandığını duyurdu. Gebelik... Devamı...
IMAGE
İstanbul Feminist Kolektif'ten Kınama
Pazar, 09 Mart 2014
8 Mart’ta bile alanları kadınlara bırakmayan zihniyeti kınıyoruz!  Devamı...
12. Feminist Gece Yürüyüşüne Sen de Gel!
Çarşamba, 05 Mart 2014
8 Mart 2014 19:00'da, Galatasaray'dan Taksim'e...Feminist Gece Yürüyüşü! Haydi Sen De Gel! Devamı...
IMAGE
Nerden Baksan Tutarsız!
Çarşamba, 19 Şubat 2014
İstanbul Feminist Kolektif'ten Başbakana: "Sen konuştukça kadının beyanı esas olmaktan çıkıyor. Sen sus kadınlar konuşsun!" Başbakanın açıklamalarına karşı İstanbul Feminist Kolektif'ten yapılan açıklama şöyle: "Biz feministler, Kabataş’ta başörtülü bir kadının saldırıya uğradığı beyanını duyar duymaz bu saldırıyı kınadık ve kadınlar arası dayanışma gösterdik. Çünkü, “kadının beyanı esastır” ilkesini benimseyen ve bunun... Devamı...
IMAGE
Mısırlı kadın aktivist Salma Said ile buluşuyoruz
Çarşamba, 19 Şubat 2014
Mısır’da yaşananları kadınlar tarafından duymak için “Biz bu zinciri kıracağız ve sokaklarda olacağız” diyen Salma Said’le buluşuyoruz! Devamı...

Kendisine Tüküren Hikaye

Cemile Özyakan Demirci

“Ellerimin arasından kayıp gittin. Bir leke kaldı senden geriye, koca bir kan lekesi. Ne çok istemiştim seni, ne çok hazırlanmıştım sana. Ne ağır sözcükmüş “hazırlanmak”. Ne çok şeye hazırlandım da, gelmediler, olmadılar, olamadılar. Şimdi neden farklı, peki?

Kürtaj hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz, kürtaj yasakçılarına oy vermeyeceğiz!

 

AKP hükümetinin kürtaj hakkımızı yasal olarak almaya gücü yetmedi. Yasaya dokunamadı ancak bu süreçte fiili yasaklara ve engellemelere devam etti! 2012 yılından önce kadınların kürtaj yaptırabildiği hastane sayısı iyice azalmıştı. 2012 sonrasında ise AKP hükümeti adım adım kadınların kürtaj yaptırmaları için alanı daraltmaya çalıştı. Önce ikna odaları kurmayı planladı. Sonra buna bile gerek duymadan kürtajın yasaklandığını duyurdu. Gebelik fişlemesiyle kadınların gözünü korkutmaya çalıştı. 01.05.2013 tarihinde çıkardığı sağlık uygulama tebliğinde ise kürtaj –tıbbi tahliye hanesi tamamen çıkarılmıştı. Kürtaj ödemesi yapılacak bir sağlık hizmeti olmaktan çıkarılmıştı. Bu durum kürtaj yaptıran sınırlı sayıda hastanenin de devreden çıkmasını hızlandırdı. Hastane idareleri de bu durumu ‘kürtaj yasak’ diye duyurmaya başladılar.
Kürtajın gizlice yasaklandığı bilgisi kamuoyunda yaygınlaşınca kadınların tepkisinden çekinen AKP hükümeti kürtajı tekrar ücretsiz sağlık kapsamına aldı. Sağlık Bakanlığı iki gün önce “tıbbi bir hizmet bile değil” dediği kürtajı hemen ertesinde, Sağlık Uygulama Tebliği’ne (SUT) eklemek zorunda kaldı.

Nerden Baksan Tutarsız!


Tayyip'siz tacizsiz hava sahası
İstanbul Feminist Kolektif'ten Başbakana: 
"Sen konuştukça kadının beyanı esas olmaktan çıkıyor. Sen sus kadınlar konuşsun!"

Başbakanın açıklamalarına karşı İstanbul Feminist Kolektif'ten yapılan açıklama şöyle:

"Biz feministler, Kabataş’ta başörtülü bir kadının saldırıya uğradığı beyanını duyar duymaz bu saldırıyı kınadık ve kadınlar arası dayanışma gösterdik. Çünkü, “kadının beyanı esastır” ilkesini benimseyen ve bunun mücadelesini veren kadınlar olarak, kadının kim olduğuna ve suçlamanın içinde bulunduğumuz Gezi direnişine yönelmiş olmasına bakmaksızın, yapmamız gereken buydu. Bir kadın tacize uğradığını beyan ettiğine kadının beyanını doğru kabul edilmeli ve aksi kanıtlanana kadar bu kabulün gerekleri yerine getirilmelidir.

Kadınlar Pınar Selek için adalet istedi


Hala Tanığız Platformu tarafından Galatasaray Lisesi önünde düzenlenen basın açıklamasında kadınlar Pınar Selek'in beraatini geri istedi.

Basın açıklaması şöyle:

Tam on altı yıldır Pınar Selek ismi etrafında mahkeme kapılarında, toplantı salonlarında, sokaklarda ve meydanlarda bir adalet feryadı yükseltiyoruz. Bugün önce şunu haykırarak başlayalım. On altı yıl sonra gelen adalet, adalet değil; olsa olsa hayat hakkı ihlalinin fena halde gecikmiş telafisidir.

Kürtaj: yasa ve uygulama

 

Büyük izlemek için tıklayın.

Devlet ücretsiz doğum kontrolü yöntemlerine erişimi kısıtlıyor, kürtajı uygulamada erişilmez kılıyor. Kürtaj "yasal" ama... Üç doktor imzalı sağlık raporu ve evli-bekar-dul  her kadın için "eş izni" isteniyor. Tıbbi zorunluluk yoksa sağlık güvencesi kapsamına alınmıyor... Devlet kadın sağlığını hiçe sayıyor. Konuyu etraflıca anlatan videoyu İstanbul Feminist Kolektif hazırladı.

 

"dünyalı kadınlara çağrımızdır..."

 elif can

konuya hızlı gireyim. nasıl oldu bilmiyorum. kendime geldiğimde her yer toz içerisinde. ama öyle bildiğimiz tek tabaka, uysal tozlardan değil. en az beş yıl alınmamış! tam karşıda mutfak desem değil, çöplük desem hiç değil bir yer... bunlar bulaşık olamaz. burası benim evim olamaz. bir saniye, ben neredeyim? şöyle bir bakınayım, nerede olduğumu anlayayım diye kımıldamak istiyorum ama üzerime, artık nereden geliyorsa bunlar, bir dünya kirli çamaşır devriliyor. çamaşır deryasından güç bela sıyrılıp çıkacakken tam karşıdaki yıkanmış fakat katlanmamış, katlansa bile ütülenmemiş, ütülense bile yerine yerleştirilmemiş temiz çamaşır dağıyla göz göze geliyorum. ışıldayan beyazlar bana göz mü kırpıyor öyle? renkliler "katla bizi" diye bir türkü tutturmuş halay mı çekiyor? çamaşırlar benimle iletişim mi kuruyor?

Bir güneş doğmalı üzerimize

 

Seda Kahraman

Küçük cam kırıkları gibiydik hepimiz. Kırıklarımız kendi canımızı acıtıyor öte yandan çevredekileri rahatsız ediyordu. Oysa onların değil bizim canımız yanıyordu. Anlamamakta direndiler onlar her zaman. Masum bir sevgiyle büyümekte olan hislerimizi öldürmeye çalıştılar her daim. Yadırgadılar bizleri, suçlayıcı bakışlarla öldürdüler içimizdeki masumiyeti… Sanki dünyayı ellerinden alıyorduk. Bazılarıysa bizden çekiniyorlardı. Fark ettikleri zaman bir adım geri atıyorlardı. Onlar bizi hiç sevmediler. Kendi beden görüntüleri gibi ruhlarını da insan zannederek bizi insan sınıfından dışarıya çıkardılar. Hep yanlış olduğumuzu öne sürdüler. Bazıları vaaz vermeye çalıştılar saatlerce. Tek suçumuz inancımızdı, hislerimizdi; onlardan farklı oluşumuzdu onları kızdıran.

Bir Sevgililer Günü Fantezisi

Elif Can

Bugün en sevildiğimiz, çok sevildiğimiz gün! Bugün kalpli yastıkların, pelüş ayıcıkların – bazen de pelüş olmayanların –, kurutulmuş ve henüz ölmüş güllerin, simlerin, pembe ve kırmızı ambalajların, yürüyen merdivenlerine felç inmiş AVM’lerin günü!

"Acaba herhangi bir şey değişmiş midir?" diye erkenden kalkıp üç yıl önce bugün bana bahşedilen kahve makinesinden kahveler içtim kana kana. Ardından yine iki yıl önce bugün teslim aldığım tost makinesinde birkaç minik tostik yaptım kendime. Tost makinesi de kahve makinesi de kırmızı. Belli ki çok seviliyormuşum, ortada en az bir adet aşk varmış. Fakat kadir kıymet bilmemişim ve bugün elimde kala kala bu kırmızı, sıcak makineler kalmış.